Üyemizin, ülkemizin ve insanlığın geleceğini dert edinerek sendikacılık yapıyoruz


14060 | 11.04.2017
| |

 

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla ve Atilla Olçum, Mardin Artuklu Müftülük Konferans Salonu’nda düzenlenen “Memur-Sen’e Davet, Tercih Evet” buluşmasına katıldı. Yayla ve Olçum, kurum ve okul yöneticileriyle de bir araya gelerek, istişarelerde bulundu. 


 

Mardin İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, İl Müftüsü İsmail Çiçek, MÜSİAD Şube Başkanı Mehmet Nurettin Kasap, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, üyeler ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen programda konuşan Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, özelde üyeleri ve kamu görevlileri genelde ise ülke ve insanlık için mücadele ettiklerini belirterek, “Sendikal amacımız, sadece kamu görevlilerinin ekonomik ve sosyal haklarını savunmak değil, aynı zamanda vesayeti deşifre ederek, tam demokrasiye geçişi sağlamaktır. Sendikacılığı belli konulara sabitlemiyoruz. Aksine kamu görevlilerinin ekonomik ve sosyal haklarından mazlum ve mağdurların sorunlarına kadar her alana karşı duyarlıyız. Kısaca, üyelerimizin, ülkemizin ve insanlığın geleceğini dert edinerek sendikacılık yapıyoruz” dedi. 



 

Sivil ve özgür toplumun yolu örgütlenmeden geçmektedir

Kuruldukları tarihten beri demokratikleşme, sivilleşme ve özgürlükler konusunda mücadele verdiklerini kaydeden Yayla, şöyle konuştu:

“Yıllardır, eğitim çalışanlarının haklarını korumanın, sorunlarına çözüm bulmanın, temel insan hak ve hürriyetlerinin önündeki engellerin kaldırılmasının mücadelesini veriyoruz. İnsan haklarına yönelik her türlü şiddet, baskı, zulüm ve haksızlığın her zaman karşısında olduk; özgür iradeyi, fikir, inanç ve ifade özgürlüğünü savunduk. Antidemokratik, çağ dışı oluşum ve yapılanmalarla mücadele ettik. Basın açıklamaları yaptık, eylemler gerçekleştirdik, imza kampanyaları düzenledik, yetkililer nezdinde girişimlerde bulunduk. Kimi zaman başarılı olduk, kimi zaman sesimizi, önümüze konulan duvarların ötesine ulaştıramadık ama hiçbir zaman pes etmedik, yılmadık, usanmadık, mücadele etmekten, haklarımızı haykırmaktan, haksızlıkları protesto etmekten, mazlum ve mağdurların sesi olmaktan vazgeçmedik ve çeyrek asırlık mücadelemizde onlarca kazanıma, nitelikli çalışmaya imza attık. Sendikal mücadelemizle birçok yasağın sona ermesini, özgürlük alanlarının genişletilmesini sağladık.” 



Sivil ve özgür toplumun yolunun örgütlenmeden geçtiğine dikkat çeken Yayla, “Biz eğitimciyiz, eğitim çalışanlarını temsil eden bir sendikayız ve aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşuyuz. İnsanı önceleyen, merkeze alan; hak, hukuk, adalet, özgürlük, emek, alın terinin karşılığının alınması konusunda hassas olan, bunun için bedel ödeyen bir teşkilatız. Emeğin saygınlığı, kamu görevlilerinin haklarının korunması ve geliştirilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi, kaynakların adil paylaşımı bizim öncelikli mücadele alanlarımızdır. Bunun yanı sıra ülkemizin geleceğiyle; kana bulanan, ölümün kol gezdiği, kaynakları sömürülen İslam coğrafyasının içinde bulunduğu içler acısı durumla ilgilenmek, bu konuda sorumluluk almak da görevlerimiz arasındadır. Bu bilinç ve anlayışla sendikal faaliyetlerimizi yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumu için Türkiye’nin dört bir yanında programlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Yayla, sendikaların üye sayılarının belirleneceği 15 Mayıs’a kadar, hedefledikleri 500 bin üye sayısına ulaşmak için çalışma tempolarını artırdıklarını, Ağustos ayında gerçekleştirilecek 4. Dönem Toplu Sözleşme için de yoğun bir hazırlık içerisinde olduklarını söyledi. 



 

Olçum: Hak ve özgürlüklerimize saldıran vesayete son vermeliyiz

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum da programda bir konuşma yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin bütün yönleriyle vesayetle hesaplaşma sürecine girdiğini ifade eden Olçum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir yanda küresel vesayet, bir yanda emperyalistlerin işbirlikçileri ile milletin hak ve özgürlüklerine saldıran bir vesayet. Türkiye’deki vesayet, emperyalist ülkelerin oluşturduğu vesayetin türevidir. Eğer vesayetle tam anlamıyla hesaplaşırsak bağımsızlığımız da tam anlamıyla sağlanmış olacaktır. Bu noktada önümüze konulan paket, tam bağımsızlık yolunda bize güç verecektir. Son 15 yıllık iktidarın istikrarına bakarak koalisyon dönemlerindeki bağımlılığı göremiyoruz. Hem küresel baronlar hem onların yerli işbirlikçileri, tıpkı zayıflayan vücuda virüs girmesi gibi, koalisyonlar döneminde ülkeye yerleşiveriyorlar. Bu da bize onlarca yıla mal oluyor.”

Vesayetin kalktığı, istikrarın olduğu bir ülkede üretime dayalı kalkınmanın gerçekleştiğini belirten Olçum, bunun sonucunda pastanın da, pastadan alınacak payın da büyüdüğünü dile getirdi. 



 

Önemli olan insan onurunun korunduğu bir sistemi temin edebilmek

“Ekonomik istikrar siyasi istikrara bağlıdır” diyen Olçum, üretimin artması, işsizliği azaltacak istihdam rakamlarına ulaşılması için vesayetten uzak, milletin egemen olduğu daha demokratik bir sisteme ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Bütün sistemler toplumsal ihtiyaçlardan, günlük siyasi şartlardan etkilenir ve ihtiyacı karşılayamadığı zaman değişim, dönüşüm kaçınılmaz olur. Önemli olan, herkes için adaleti sağlayabilmek, kamunun vicdanını zedelemeden, her şartta insan onurunun korunduğu bir sistemi temin edebilmektir. Çabamız, isteğimiz ve mücadelemiz bunun içindir” şeklinde konuştu. 



 

Ziyaretler

Hasan Yalçın Yayla ve Atilla Olçum, Eğitim-Bir-Sen Mardin Şube Başkanı Eyyüp Değer ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, Vali Mustafa Yaman’ı, Artuklu İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Hasan Berhuni’yi, Hatuniye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Mardin Olgunlaşma Enstitüsü yöneticilerini ziyaret etti. 







Daha sonra, eğitim çalışanlarıyla bir araya gelen Yayla ve Olçum, sendikal çalışmalar hakkında bilgi vererek, eğitimcilerle bir süre sohbet etti. 




Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top